İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Dünya
  3. ATEŞ VE BUZUN EFENDİSİ: İZLANDA

ATEŞ VE BUZUN EFENDİSİ: İZLANDA

Kuzey Işıkları

ATEŞ VE BUZUN EFENDİSİ: İZLANDA

Dünyanın en huzurlu halkına sahip, hem cennet hem cehennem olan İzlanda… Lakabı  ateş ve buzun efendisi olan ülke; doğa harikası şelaleleri, termal gölleriyle tıpkı bir cenneti andırırken, volkanik yanardağlarıyla da cehennem unvanını almayı sonuna kadar hak eden bir ada ülkesi. Hadi gelin bu ilginç kombinasyonları olan ülkeyi daha yakından tanıyalım.

Tarihçesi

861 yılında Norveçliler tarafından keşfedilen adada ilk kalıcı yerleşim 9 ve 10. yüzyılda Norveç’ten gelen Vikingler sayesinde başlamıştır. İzlanda 13. yüzyıla kadar dünyanın en eski yasama meclislerinden biri olan adaya yerleşen toplulukların kurduğu dünyanın en eski parlamentosu olan  Alþingi tarafından bağımsız bir federasyon olarak yönetilmiştir. Yaşanan siyasi çekişmeler sonucu bağımsızlığını kaybeden ada 1262 yılında Norveç’in egemenliği altına girmiştir. 14. yüzyılda Norveç’in Kalmar Birliği ile Danimarka’ya bağlanmasıyla, ada Danimarka’nın hâkimiyeti altına girmiştir.

Danimarka önceleri adadan ticari bakımdan faydalanmıştır ancak daha  sonra İzlanda’yı tamamen idaresi altına almaya karar vermiştir. 1551 yılına gelindiğinde referandum ile Protestanlığı kabul eden İzlandalılar, 1662 yılında Danimarka kralına sadakat yemini etmişlerdir. 1783’te, İzlanda’daki Laki volkanının patlamasıyla birlikte, adada üç mil küp kadar lav bölgeyi etkisi altına almış ve yayılmıştır. Seller, küller ve tütmeler 9,000 kişinin ölmesine ve depolanan erzaklarını %80’inin yok olmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda oluşan kıtlık ve sefaletle de İzlanda nüfusunun çeyreği yaşamını yitirmiştir. Bunun sonucunda göçler yaşanan ülkede 18. yüzyılda Avrupa’dan gelen milliyetçilik akımı etkili olmuş ve bağımsızlığa kadar sürecek olan özgürlük savaşı başlamıştır.

Siyaset

Yüzyıllar boyunca ülkenin bir yargı organı olarak kalan Alpinghi 1800 yılında sona erdirilmiştir, fakat 1843 yılında aynı unvanda başka bir meclis kurulmuştur.  İzlanda halkı bu çabalarının meyvesini 1874 yılında Danimarka’nın iç işlerinde serbestlik tanımasıyla almıştır. Bu hak 1904 yılında daha da genişletilirken İzlanda 1 Aralık 1918’de imzalanan Birleşme Yasası’na göre, Danimarka’yla birlikte, aynı kral altında yönetilen özerk bir devlet olarak tanınmıştır. Bununla birlikte İzlanda kendi bayrağını yaratırken Danimarka’dan dış işleri ve savunma konusunda ülkeyi temsil etmesini istemiştir. Ancak bu durum 9 Nisan 1940 yılında Almanya’nın, Danimarka’yı işgal etmesiyle son bulmuştur ve İzlanda dış işleri de dahil olmak üzere ülkenin idaresini tamamen eline almıştır.

Sonrasında sırasıyla İngiliz ve Amerikan işgaline uğrayan İzlanda 17 Haziran 1944 yılında tamamen bağımsız bir ülke olmuştur. 30 Mart 1949 NATO’ya üye olan ülke hiçbir şekilde saldırgan bir harekette bulunmayacağını anlaşmada kesin bir şekilde belirtmiştir. Ayrıca ülke NATO’ya bağlı olup da ordusu olmayan tek ülkedir. Ülke bugün resmî olarak hala Danimarka krallığına bağlıdır.

 

Coğrafya Ve Nüfus

Grönland’ın doğusunda ve Kuzey Kutup Dairesi’nin hemen güneyinde, Kuzey Atlantik ve Kuzey Kutbu okyanuslarının birleştiği noktada, bir ada ülkesi olan İzlanda’nın büyük bir bölümü volkanik olup adadaki yanardağlar hâlâ faaldir. Adadaki yanardağların sayısı 200’ü bulurken bunların en önemlisi 1490 metre yüksekliğindeki Heklâ’dır. Bugün etkin durumda olan 30 kadar volkana ve zengin termal kaynaklarına sahip olan adanın bir diğer önemli özelliği de gayzerlerdir. Bu sıcak su kaynakları ısınma ve elektrik enerjisi elde etmede kullanılır.

Dünyanın 9. büyük ada ülkesi olan İzlanda buzullar tarafından oldukça zengindir. Dünyanın en kuzeyde ki başkenti Reykjavik olan ülkenin yüz ölçümü yaklaşık 103.000 km karedir. Nüfusu yaklaşık 356.000 kişi olan İzlanda’nın %80’i şehirlerde yaşarken kalan kısmı köylere dağılmıştır. Şehirlerin çoğu balıkçılık yapmak amacıyla kıyı kesimlere kurulmuştur.

iceland
iceland

Dil ve Din

Ülkenin resmî dili bir Cermen dili olan İzlandaca’dır. Ayrıca İngilizce ve Danca da okullarda zorunlu olduğundan ülke geneli tarafından çok iyi bilinir. Halkın büyük kısmı Hristiyanlığın Evangelist mezhebine (%95,6) bağlıdır. Geri kalan kısmının %3,7 Protestan, %0,7’si Katolik olurken kökleri dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan bir inanç biçimi olan paganizm, İzlanda’da son yıllarda en hızlı yayılan inanç durumundadır. İzlanda kilisesi bir devlet kilisesidir ve ülkede 1874 yılından beri dini özgürlük yasal bir haktır.

Toplum ve Kültür

Ülke uzun yıllar İskandinav ülkelerinin egemenliği altında kaldığı için İzlanda kültürü,  İskandinav kültürünün üzerine kuruludur. İzlandalılar kendilerine has olan dillerini, kültürlerini, efsanelerini ve geleneklerini korumak için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Her durumda eşitliğin oldukça yüksek olduğu ülkede herkes okuma yazma bilir. Ülkede kültür ve sanata büyük önem verilir ve mümkün olduğunca çok festival gerçekleştirilir.

Batıl inançlara ve efsanelere oldukça bağlı olan İzlandalıların %80’i elflere, trollere ve cücelere inanmaktadır. Hatta yol çalışmaları sırasında bile orada saklanan muhteşem yaratıkları rahatsız etmemek için büyük taşlara ve mağaralara dokunmak halk tarafından sıklıkla engellenir ve bir çok evin bahçesinde doğa üstü canlılar için yapılmış küçük evler görebilirsiniz.

Yeni bir eve taşınırken zenginlik ve refahı çekmek için eve ilk önce ekmek ve tuz getirirler. Bunun yanında birbirlerine asla bıçak hediye etmezler bunun ilişkilerini kötü etkileyeceğini düşünürler. Ülkenin küçük ve nüfusun seyrek olması nedeniyle birbirleriyle akraba çıkma ihtimalleri oldukça yüksektir. Bu yüzden İzlandalılar geliştirdikleri bir uygulama sayesinde 11. yüzyıldan bu yana tüm halkın birbiriyle olan akrabalık ilişiklerini öğrenebilir.

Yemek

İzlanda, yıllarca İskandinav ülkelerinin egemenliği altında olduğu için yeme içme kültürü de onlarla yakınlık göstermektedir. İzlanda mutfağının temelini konumu gereği et ve balık oluştururken yine konumu sebebiyle sebze ve meyve çeşitliliğini İzlanda yemek kültüründe bulmak çok zordur. Ülkede ki restoranların hemen hemen hepsinin menüsünde bulunan köpek balığı eti ülke çapında bir çok farklı şekilde tüketilmektedir. Bunun dışında balina etiyle de ülkede sık sık karşılaşabilirsiniz.

harpa
harpa

Turizm

2016 yılında ülke nüfusunun yaklaşık 5 katı kadar turisti ağırlamıştır. Game of Thrones dizisinin ülkede çekilmesinin ardından turist yoğunluğunda da yaşanan patlama da Turizm sektörü yıllarca ülkenin en önemli kaynağı olan balıkçılığı açık ara farkla geçerek birinci sıraya oturmuştur.

Dunluce Castle
Dunluce Castle

Son Olarak

Dünyanın en güvenli ülkesi olarak kabul edilen ülkenin silahlı kuvvetleri yok. Başbakanlığın bırakın korumayı evinin bahçesinde çit dahi yoktur ve aynı zaman da ülkede ki polisler silah taşımıyor.

Ülkede toplamda 10.000 şelale vardır. Hem bu şelaleler hem de yer altında ki sıcak su kaynaklarından İzlanda elektriğinin %100’ü elde edilmektedir. Bu sayede kömür santralleri gibi doğaya zarar veren hiçbir kaynak bulunmuyor ve İzlanda bugün dünyanın en temiz havasına sahip olan ülke olarak anılıyor. Aynı zamanda en temiz su ve en temiz çevreye de yine İzlanda sahiptir.

reykjavik

Hem volkanik dağlar hem de gayzerler nedeniyle ülkede sık sık sıcak su havuzlarıyla karşılaşabilirsiniz. Yaz kış kullanılan bu sıcak su havuzları İzlandalılar için bir sosyalleşme noktasıdır. Ülke de o kadar fazla sıcak su kaynağı var ki İzlandalılar dışarı çıktığında  toprağa yiyeceklerini gömerek pişirebilirler. İzlanda’da çoğu yerde olduğu gibi soyadı kullanımı yoktur çocuklar baba isimleriyle anılıyorlar. Ülkede (-) derecelerde sokakta bebek arabasının içinde uyuyan çocuklara rastlamak İzlanda halkı için çok eskilere dayanan sıradan bir durum. Anneleri bir kafede sıcak kahvesini içerken çocuklarını hem temiz havada uyuması için hem de soğuğa karşı dayanıklı olması için dışarda bırakır.

Ek Olarak

Doğal yapısının oldukça farklı olması nedeniyle yüzüklerin efendisi ve Game of Thrones gibi bir çok yapımın hem ilham kaynağı hem de çekimlerinin geçtiği yerdir. İzlanda da demir yolu görmek imkansızken herkesin küçük uçakları olduğu için hemen hemen her yerde küçük uçak pistleri görmek mümkün. Hava koşulları o kadar sık değişiyor ki bir gün de 4 mevsimi birden yaşayan İzlandalılar bu duruma fazlasıyla adapte olmuş durumdalar.

Yaklaşık 1300 böcek türüne ev sahipliği yapan ülkede sivrisineğe  rastlamak imkansız.

Devlet, halkının mutluluk seviyesini yükseltmek için bir çok yerde sokakları rengarenk süsleyerek dizayn etmiştir  ve halkın moralini yüksek tutmak amacıyla yuvarlak olan trafik ışıklarını kalp şeklinde değiştirmiştir.

Uzun kış aylarında günlerce güneşin doğmadığı veya Haziran ayında 18 gün boyunca güneşin hiç batmadığı durumları olan İzlanda’da insanların neşesini yukarıda tutmak çok önemli. Ülkede 21 Mayıs’tan 30 Temmuz’a kadar hava kararmaz.

Dünyanın en güzel geceleri de yine İzlanda’da yaşanıyor çünkü burası kuzey ışıklarının ülkesi.

Kuzey Işıkları
Kuzey Işıkları

İzlanda’ya gittiğinizde hediyelik eşya dükkanlarında kutularda satılan İzlanda havası bulabilirsiniz.

İzlanda bayrağını oluşturan renklerden kırmızı; İzlanda’nın volkanik yangınlarını, beyaz; kar ve buzu, mavi de okyanusu temsil eder.

Soğuk iklimi, kutu gibi dizilmiş binaları ve ilginç kültürüyle hepimizi kendine hayran bırakan İzlanda’nın bu dünyadan olduğuna inanmamak elde değil. Yolunuzun düşmesi dileğiyle 😊

Yorum Yap

Yorum Yap